Birazda Haberler

2 Temmuz 2012 Pazartesi

Gebelik Günlüğüm : İkinci Trimester - 20'li Haftalara Toplu Bakış

Gebelik günlüğümü hafta hafta yazmak istesemde maalesef düşündüğüm gibi olmadı durumlar.Ama yinede aklımda kalan , paylaşmak istediğim detayları aktarmaya çalışıcam sizlere.

İkinci trimaster ; Gebeliğin 13.haftası ile 27.haftası arasındaki "Altın Dönem"dir.Gebeliğin başından beri süregelen rahatsızlıklar artık azalmıştır ve enerjimiz yerine gelmiştir.20.haftalara geldiğinizde bebeğinizin hareketlerini hissetmeye başlayabilirsiniz.Ufak tefek bel ağrıları olsada bu mucize size herşeyi unutturacaktır.



19.Haftam ;  Tiroidlerimin rutin kontrolleri yapıldı bu haftamda ve sonuçlar sınırlar içersinde çıktı çok şükür.Fakat kan değerlerim düşük old. için kan hapı almaya başladım ama bu durumda birçok hamilede oluyormuş hap vücuttaki demirle dengeliyor bu durumu. 5 kilo almışım bu hafta itibariyle dr. iyi dedi ama sanırım biraz hızlımı ilerliyorum ne :)))Duygu dalgalanmaları başladı  en ufak birşeyde ağlama potansiyeline sahibim artık.Gün içersinde çok yorulduysam gece bel ağrılarım çok rahatsız ediyor.Dedim ya daha enerjik hissediyor insan kendini ama akşamada acısı çıkıyor.

20.Haftam  ;  Bu hafta artık resmen oğluşumun hareketlerini hissedebiliyorum.Tabi akşamları uzandığımda.Gündüzleri ben hareket halindeyken uyuyormuş  ben ıstiharat ederken oda hareketleniyormuş.O yüzden demek ki bebekler doğduktan sonra sallanarak uyumak istiyorlar anne karnındaki gibi :)) Bu hafta alyansımı parmağımdan çıkartarak boynuma astım.Hafif şişmeler başladı ellerim ne olur ne olmaz diye korkumdan;))
 İlk bebiş cicilerimizi almaya başladık daha doğrusu ben dayanamadım H&M in bebik kreasyonu çok şeker bu şirin ve anlamlı bodyleri aldım bayılarak.3'lü paket halinde ve bence bu aralar çok popüler :))))"Born 2012" yazılı çorabıda giyebilirmi bilmiyorum ama hatıra olarak saklamayı düşünüyorum.


22.Haftam ;  Bebişin hareketleri kıpırtılardan patırtılara dönüştü ve içimde sanırım bir tekme atarus mevcut :))Hatta yumruk bile olabilir bu vuruşlar.Babasıda hissetmeye başladı bambaşka bir duygu gerçekten.Onun varlığı,kıpırtıları,yaşam belirtileri ve tabii onunla birlikte iki kişi olmak iki kişi yaşamak hatta 3 kişilik çekirdek aile hayatımıza adım adım yaklaşmak tarif etmek çok zor ;))

24.Haftam ;  Bu haftada şeker yüklemesi yapıldı çok korksamda yırttım.Çok şükür şekerim çıkmadı ve saatlerce aç kalmak ve tabii sonrasında gebelik diabet rejimi yapmak zorunda kalmadım.Çokta tatlı yada çikolata yemiyorum gerçi ama meyvede bile şeker var.Bide 4 boyutlu ultrasonla-Detaylı ultrasonda deniyor bakıldı ve çok şükür sağlıklı bebiş.Ama sırtı dönüktü yaramazın o yüzden yakışıklı profilini tam göremedik.Halbuki bu ultrasondaki görüntüsüyle birebir benzerlikte doğuyorlarmış napalım sağlıklı olsunda bekliycez artık :))))

30.Haftaya kadar  koşturmacalar ve tatille geçti.Arada aklıma gelenleri yine paylaşırım şimdilik bu kadar.
Kocaman Öpüyorummm...

29 Haziran 2012 Cuma

Tatil Anılarda Kalsada Çok Güzel

Tatil kelimesini kullanmak bile insana yaşama sevinci verirken sıkıntıların ardından tatile gitmek doping etkisi yapmaz mı :))Bizde sevdiceğimle ve ailemizle yazlıkta sıcacık bir tatil geçirdik.Gezdik tozduk oğluşumuz gelmeden başbaşa kısa bir kaçamak yaptık.Ama her gittiğimiz yere onuda getirmeye söz verdik babasıyla ;))Çok çabuk akıp geçsede günler anılarda uzun yıllar çok güzel kalıcaklar.Laf salatasından sıkıldıysanız hemen  sizi fotolarla başbaşa bırakayım,bol fotodan sıkılırsanız yapcak bişi yok artıkkk (((((: Sıkılmazsınız dimi ama :))))))


Instagram Fotolarımdan kolaj
Instagram kullananlar varsa sizlede ekleşelim : aylininan
                                                                                                     aylininan34@gmail.com





1.Durak- Çanakkale Şehitlikleri ve Truva Atı :
İnsanın hayatında en az bir kere gidip görmesi gereken bir yer bugünlerde kıymeti bilinmesede Cumhuriyetimiz için bu günlerimiz için verilen mücadele ve dökülen kanlar ibret olmalı hepimize.







2.Durak - Behramkale- Assos :
Doğa cenneti ege kıyılarımızdan bir parça,sakin upuzun kumsalı soğuk ama bir o kadar temiz ve güzel deniziyle tekrar gitmek istiyceğim bir yer.




3.Durak - Cunda Adası :
Ayvalığa bağlı ufak şirin bir yarımada aslında köprüyle bağlamışlar anakaraya.Sakızlı ve kavrulmuş kavunda dondurmasıyla ünlü haaa birde papalina balığı yemeden dönmeyin.(Benim midem iyi olmadığından biz sadece dondurmasından yedik sabredebilseydim foto çekicektim ama çoktan mideye indirmiştim fırsat olmadı :)))












4.Son Durak - Bozcaada :
Aklımın ve kalbimin kaldığı nadir yerlerden oldu Bozcaada.Rum evlerinin olduğu mahallesindeki şirin sokaklarında,Ayazma plajı beni büyülesede denizin soğukluğunda,günbatımında rüzgargüllerinde,limandaki Yakamoz restorantın leziz mezelerinde ve bizim 2.balayı yapmamızı sağlayan sıcak atmosferi ve çalışanlarıyla Butik otel Panorama'da aklım kaldı.Küçük bir kaçamak sevdiceğimle başbaşa güzel anılarla dolu oldu.


Umarım sıkılmamışsınızdır.Daha çok foto vardı ama kısaca ancak bu kadar özetleyebildim :)))
Sizlerde umarım sevdiklerinizle birlikte sağlıkla gönlünüzce bir tatil yaparsınız bu yaz.
Kocaman Öpücükler
Mucxsss ♥


25 Haziran 2012 Pazartesi

Uzun Bir Aradan Sonra Merhabaaaa

Çoookkk uzun bir zaman oldu biliyorum çok ayrı kaldım buralardan blogumdan elimde olmadan.Önce biraz sıkıntılı bir zaman geçirdim uzun yıllardır çalıştığım işimden ayrıldım.Öncesi belirsiz bir dönem ve sonrası ilk işsiz günlerim.Bu sırada misafirlerim oldu eşimin annesi ve babası baştacı misafirlerim ve sağlık sıkıntıları yüzünden hastanelerde geçirilen bir zaman.Ardından bize çok iyi gelen bir tatil molası derken daha fazla ayrı kalamadım.Tabii oğlumla beraber büyüyoruz 31.haftama geldim nasıl geçiyor zaman anlamıyorum.Daha alınacak çok eksiğim yapılacak kafamda olan çok şey var bakalım nasıl yetişicez.Umarım ufaklık erken gelmeye kalkmaz :))

31.Haftamda oğlumla biz :))


Gebelik günlüğümde kafamdaki gibi ilerleyemedi açığı kapatamayabilirim ama aklıma geldikçe birşeyler yazmaya çalışıcam.Benim mi ilgi alanıma girdi bilmiyorum ama çook hamile var sanki bu sene her gittiğim yerde görüyorum :)))

Şimdilik ufacık ve hemencecik bir merhaba deyip kaçıyorum ama döndüm artık buralardayım.
Kocaman Sevgiler ve Öpücükler Mucxss ;))))

19 Nisan 2012 Perşembe

DIY - Örgü Neon Bileklik Yapımı


Uzun zamandır takı malzemelerimi elime almamıştım.Arada hem toparlamak hemde hasret gidermek için çıkartıp düzenleyip yerlerine koyuyordum.Baktım elimde "Neon Renkli Mum İp"lerden var, ki şu aralar çok moda basit bir bileklik yapıyım dedim kendimi yormadan.

Sizde çok zamanınızı harcamadan "şirin" ve "moda" Neon renkli bu bilekliklerden hazırlayarak çokça yapıp tüm bileklerinizi yazın cıvıl cıvıl süsleyebilirsiniz.



Fotoğraflar adım adım açık bir şekilde anlatıyor aslında ;

1- Mum ipimizi bileğimize göre üç eşit parçaya ayırıyoruz
2-3-4- Kapatma kısmı için dolayarak boncuğun geçeceği kadar boşluk bırakarak düğüm atıyoruz



5-6-7- Düz saç örgüsü şeklinde örmeye başlıyoruz
8- İstediğiniz renk,şekil boncuğu sağ üstteki ipe geçiriyoruz


9-10- Boncukları istediğiniz aralıklarla geçirip örgüye devam ediyoruz
11- Düğümleyerek bitiriyoruz
12- Ben bitişte zincir kapatma yerine boncuk kullandım daha sevimli oldu sanki :))


13-14- İpin birine boncuğu geçirip düşmemesi için düğümlüyoruz
15- Fazlalıkları kesiyoruz

Ta-taamm bu kadar basit :)))
Zormuş gibi uzun uzun anlattım ama bazen insan nerden başlıycağını yada nasıl bitireceğini bilemiyor,hiç bu işleri bilmeyen birilerinin işine yarar diye düşündüm :)))




Renk Renk Yaptım :))






 Hadi sizde yapın .Yazın bileklerimiz renklensin :))

Mim : Hangisi Olurdum ?

Derin bir aşk mimlemiş beni.Benim ilk mimim demiş, aslında benimde ilk mimim oldu :)))Mim konusunda bi isteğim,talebim yada arzum yoktu aslında ama blogların olmazsa olmazlarından ,tanınmak tanışmak için sevimli bir araç olduğundan benimde bir mimim olsun diye yazıyorum sizlere Hangisi Olurdumları.Biliyorum ki sevmeyen , sıkılan ve bloglarında mim kabul etmeyen çok insan var o yüzden baştan söyliyim ben kimseye paslamadan kendimce paylaşıp ayrılıcam huzurlarınızdan ;)

                          1) Yemek olsam ne yemeği olurdum?


Hamileliğimin başından beri canım hep et çekti eşimden sürekli kebap istedim :)))Eminim eşimin gözünde ben artık olsam olsam URFA KEBAP olurdum :)))))

                             2) Müzik aleti olsam hangisi olurdum?
 "Piyano e forte" hem hafif seslerin hem de kuvvetli seslerin çıkartılmasını sağlayan ve çıkarttığı bu seslerle beni büyüleyen  alet Piyano olurdum.
                                                 
                                3) Araba olsam hangisi olurdum?
                           Kırmızı Peugeot 206 +
                           Kendisi arabam olur ve ben onu çok seviyorum :))))
                            4) Aylardan hangisi olurdum?
Yazın tam göbeğinde anneme sıcak terler döktürterek dünyaya geldiğimden midir yoksa kışın kat kat giyinipte ısınmak nedir bilmediğimden midir bilinmez Kesinlikle AĞUSTOS böcüğüyüm ben :)))
                            5) Ayakkabı olsam hangisi olurdum?
Her ne kadar içimde kokoşluk bol miktarda olsa da benim vazgeçilmezim Spor Ayakkabılar.Rahatlık ve  ayak sağlığı açısından ideal günlük hayatımın bir parçası :)

                              6) Kıyafet olsam hangisi olurdum?

                    Sade , Şık ama Gözalıcı  elbiseler olurdum kesin ;) 
                             7) Renk olsam hangisi olurdum?

AŞKIN , Çileğin ,Gelinciğin, Şarabın, Damarlarımızda akan Kanın, Türk Bayrağımızın, Acıbiberin rengi olan KIRMIZI olurdum.
                      8) Hayvan olsam hangisi olurdum?
Ayyyy kesinlikle şirinlik abidesi Pisicik olurdum ben.Şöyle bir yavru kedi kim olmak istemez ki??

                    9) Şu an okuduğum kitabın 137. sayfasında neler var?

Bu aralar çok elime kitap alamıyorum içimden gelmiyor pek tabii akşamları hemen sızmamdan kaynaklanıyor çoğunlukla :))Eşimin hediyesi olan kitabım Elif Şafak "İskender" yinede 137.sayfayı geçmişim ama 171. sayfadayım :))
Kitabın kahramanı İskenderin Annesi Pembe Türkiyenin doğusunda kaçarak Londrada bir bodrum karında yaşar ve eşinin  kumarda maaşını kaybetmeye başlamasıyla evlerde bakıcılığa başlar.
137.sayfada ; Tam zamanlı bir iş bulur Pembe.İşverenleri tanınmış insanlar.Kadın sevilen bir film yıldızı ve kısa süre önce bir kız bebek dünyaya getirmiş.Kocası meslek icabı sık sık seyahat ediyor.Pembe'nin vazifesi eve,bebeğe ve bir de hayatındaki değişikliklerin üstesinden gelemeyen film yıldızına bakmak.Gaz sancıları çeken bebek huysyz durmadan ağlıyor.Ama film yıldızı bazen bebekten daha çok ağlıyordu.Birkaç kere tam çıkmaya hazırlanırken film yıldızının kocası zili çalmıştı.Esma(Pembenin kızı) adamın annesine bakışını beğenmemişti.Keza sokaktaki kimi erkeklerin annesine aynı şekilde baktığını farketmişti:inşaat işçileri,kahvelerde pinekleyenler,hep bacaklarını,kalçalarını seyrediyorlardı.

Biraz daha kaptırısam tüm kitabı yazıcam herhalde buraya :))Tavsiye ederim sürükleyici bir kitap bu arada :))

Mim bu kadar canlar ;) Baştada dediğim gibi kimseye paslamıyorum ama mimlenmek isteyen,yazmak isteyen olursa yorum kısmına yazarsanız hemen ekleyebilirim :))

Öpüldünüz Kocaman.MucX ♥